{"success":true,"data":[{"adi":"Şuaybzade Ali Akif Efendi Türbesi","aciklama":"Antep’in Şuaypzade ismi ile anılan ailesinden gelen Hacı Emin Efendi’nin oğlu Ali Akif Efendi, 1822 yılında doğmuş ve 1905 yılında vefat etmiştir. Şuaypzade Ali Akif Efendi ilk tahsilini Şeyh Cami Medresesi’nde yapmış daha sonraları da kendi çabası ile ilim tahsiline devam etmiştir.\nKilisli Şeyh Hacı Abdullah Efendi Antep’i ziyareti esnasında, 28 yaşında olan Şuaypzade Ali Akif Efendi’nin kıymet ve kabiliyetini keşfederek, ona Nakşi halifeliğini vermiştir. Bütün zahiri ve batıni ilimlerin dışında tıbba dair araştırmalar ve incelemeler yaparak halk hekimi olmuştur. Hangi yiyeceklerin hangi hastalıklara şifa olduğunu anlatan kendi kaleminden bir de kitabı bulunmaktadır. Hattat, mücellit (ciltçi) ve tezhip ustası olmakla beraber aynı zamanda şiir de yazmıştır.\nYaşamı boyunca birçok keramet gösteren Şeyh Şuaypzade Ali Akif Efendi, ölümünden bir gün önce Şehreküstü’deki mezarlığı dolaşmıştır. Şuan türbesinin bulunduğu yere gelip oturarak, safalı yermiş diyerek gömüleceği yeri işaret etmiştir. Anteplilerce çok sevilen Şuaypzade Ali Akif Efendi, 83 yaşında hakka yürümüş ve cenazesinde ender görülen bir kalabalık hazır bulunmuştur. Tabutun kendiliğinden havaya kalktığı ve hareket ettiği rivayet edilmektedir.\nMezarı, üstü kubbe ile örtülü kare planlı türbe içinde yer almaktadır. Avluya girişte ve türbe kapısının üzerinde olmak üzere iki adet kitabe bulunmaktadır.\n","koordinat":"1.jpg"},{"adi":"Ahmet Baba Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"10.jpg"},{"adi":"Zülfü Siya Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"11.jpg"},{"adi":"Memik Dede Türbesi","aciklama":"Ne zaman ve nerede doğduğu bilinmeyen Memik Dede, Göksuncuk Köyü’nde bir ailenin yanında uzun yıllar kahya olarak çalışır. Çift sürer, hayvan güder, bağ-bostan eker ve dağdan odun kesip taşır. Yalan söylemeyen, ağzından kötü söz çıkmayan, kimsenin namusuna yan gözle bakmayan, harama el uzatmayan, eline, beline, diline hakim, çok iyi huylu bir adamdır. Gönlünü Allah’a bağlayan ve kendisine manevi alemlerin kapısı açılan Memik Dede, başka alemleri de görmeye başlar. Hayvanların ve bitkilerin dillerinden anlayan bir arkadaş ve sırdaş olur. \nRivayete göre; Memik’in ağası hacda iken, bir gün ağanın evinde içli köfte yapılır. Bu sırada ablası “ağan olsaydı da şu içli köfteden yeseydi” der. Memik Dede “abla isterseniz biraz verin, götüreyim” cevabını verir. Ablası herhalde bir arkadaşına götürecek diye düşünür ve bir tabak içli köfte verir. Aradan günler geçer ve ağası hacdan döner. Köylüler ağayı törenle karşıladığında, ağa “beni değil, Memik’i karşılayın” der. Heybesindeki tabağı çıkararak hacda iken kendisine bir tabak içli köfte getirdiğini anlatır. Tarlada çalışmaktan dönen Memik Dede kerametinin ortaya çıktığını anlayarak ortadan kaybolur. Yere sapladığı asa ve sapan yeşererek türbe yanındaki sakız ağaçlarını meydana getirir. \n","koordinat":"12.jpg"},{"adi":"Seyid Nesimi Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"13.jpg"},{"adi":"Ali Dede Özü Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"14.jpg"},{"adi":"Ali Baba Ziyareti","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"15.jpg"},{"adi":"Seyit Vakkas Türbesi","aciklama":"Cennetle müjdelenen on sahabeden biri olan Sa’d bin Ebu Vakkas hazretlerinin makamıdır. Peygamber efendimizin (sav) duasına mazhar olmuş büyük İslam kumandanıdır. Sa’d bin Ebu Vakkas (ra); Hz. Peygamber, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer zamanında yapılan bütün seferlerde bulunmuştur. 675 yılında Medine’de vefat etmiştir. Kabri, Medine’deki Cennet’ül Bâki mezarlığındadır. \nDikdörtgen planlı türbe düzgün kesme taşlarla inşa edilmiştir. 1998 yılında restorasyonu sırasında türbenin 30 metre güneybatısında mescit, misafirhane ve kurban kesim yeri inşa edilmiştir. ","koordinat":"16.jpg"},{"adi":"Saçlı Dede Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"17.jpg"},{"adi":"Kesikbaş Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"18.jpg"},{"adi":"Hacı Hamza Türbesi (Hacı Baba Türbesi)","aciklama":"Ne zaman ve nerede doğduğu bilinmeyen Hacı Hamza’nın  günümüzden yaklaşık 200 yıl önce yaşadığı söylenmektedir. Kendini hak yoluna adamış olup, Rifai tarikatına mensuptur. Memik Dede hakkında anlatılan, hac ibadetini yerine getirmek için Mekke’de bulunan ağaya içli köfte götürme hikayesi Hacı Hamza için de anlatılır. \nRivayete göre; ağa, hacda iken bir gün evinde içli köfte yapılır. Bu sırada ablası “ağan olsaydı da şu içli köfteden yeseydi” der, Hacı Hamza “abla isterseniz biraz verin, götüreyim” cevabını verir. Ablası herhalde bir arkadaşına götürecek diye düşünür ve bir tabak içli köfte verir. Aradan günler geçer ve ağası hacdan döner. Köylüler ağayı törenle karşıladığında, ağa “beni değil, Hamza’yı karşılayın” der. Heybesindeki tabağı çıkararak hacda iken kendisine bir tabak içli köfte getirdiğini anlatır. Böylece Hacı Hamza kerametinin ortaya çıkmasıyla ortadan kaybolur. \nTürbesi, kıymetli eşya bulunduğu söylentisi ile açılan mezarda, cesedin yeni ölmüş gibi hiç bozulmadan kaldığı söylenmektedir.","koordinat":"19.jpg"},{"adi":"Hacı Baba (Hacı Hamza) Türbesi","aciklama":"Aslen Gaziantepli olan Hacı Baba’nın ne zaman doğduğu ve öldüğü kesin olarak bilinmemektedir. Göstermiş olduğu kerametlere ilişkin birçok rivayet olmasına rağmen hayatı hakkında yazılı herhangi bir kaynak bulunamamıştır. Aynı zamanda şair olan Hacı Baba’nın 1924 yılında İstanbul Fatih Millet Kütüphanesi’nde Hacı Baba Destanı’na ve Hacı Baba/Derviş Hacı/ Sefil Hacı/Hacı mahlaslarını kullandığı 15 adet manzumesine rastlanmıştır. \nRivayete göre; Arasa civarındaki fırının önüne her sabah gelen Hacı Baba, fırının yanmasına bakar ve ekmek piştikten sonra fırıncı kendisine ne verirse alır gider, bir daha görünmezmiş. Bu hal böylece epey bir müddet devam etmiş. Bir sabah yine erkenden fırının önüne gelmiş, fırının yanmasını beklerken fırıncı hiddetlenerek Hacı Baba’yı kovmuş. Fırıncı o gün akşama kadar fırını ısıtamamış, bu durum haftalarca devam etmiş ve bütün ekmekler ziyan olmuş. Fırıncı, Hacı Baba’ya yersiz yere sinirlendiğinden dolayı bu durumun başına geldiğine kanaat getirmiş. Dükkanını bırakarak Hacı Baba’nın yanına gelmiş ve fırınına gelmesi için yalvarmış. Gelmezse zarar edip mahvolacağını söylemiş. Hacı Baba: “Peki oğlum, biraz bekle vasiyetimi yazayım çünkü Allah’ın sırrı ifşa oldu, artık bizim için yaşamak olmaz” demiş. Hacı Baba’nın fırını ziyareti üzerine her şeyin yoluna girmesiyle halk onun manevi bir şahsiyet olduğunu anlamış ve akın akın onu ziyaret etmişlerse de Hacı Baba çok yaşamamıştır.\nHacı Baba’nın Kurban Baba ve Aydın Baba ile kardeş olduğu halk arasında söylenmekte ise de 1671-1672 tarihli Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Kurban ve Aydın babaların ismi geçmesine rağmen Hacı Baba’nın ismine rastlanmamıştır. Tabakhaneli Mehmet Uygur ise Hacı Baba’nın Emin Dede ile kardeş olduğunu söylemektedir. \nHacı Baba Türbesi Kurtuluş Savaşı’nda yıkılmış daha sonraki yıllarda ise çeşitli tamiratlar görmüştür.\n","koordinat":"2.jpg"},{"adi":"Gafur Baba Türbesi","aciklama":"Gafur Baba’nın ne zaman ve nerede doğduğu bilinmemektedir. Hacı Hamza ve Memik Dede hakkında anlatılan, Mekke’ye hac ibadeti için giden ağaya yemek götürme olayı bazı değişikliklerle Gafur Baba için de anlatılır. Rivayete göre; evin hanımı “ağan da olsaydı şu helvadan yeseydi” der. Gafur Baba da “verin götüreyim” der. Evin hanımı bir tabak helvayı doldurup verir. Gafur Baba ellerini gökyüzüne kaldırır ve Allah’ın inayeti ile helva tabağı ağanın önüne gelir. Sonra da boş kabı alarak döner. Ağa hac dönüşünde kendini karşılayanlara Gafur Baba’nın kerametini anlatır. Durumun ortaya çıkması üzerine Gafur Baba türbenin bulunduğu yere gelerek Allah’tan can emanetini alması için dua eder ve orada ruhunu teslim eder. Elindeki asa ise yeşererek incir ağacı olur. ","koordinat":"20.jpg"},{"adi":"Uluyatır Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"21.jpg"},{"adi":"Salkım Şıh İmam Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"22.jpg"},{"adi":"Salkım Şıh Fatma Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"23.jpg"},{"adi":"Kara Baba Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"24.jpg"},{"adi":"Hömük Ziyareti","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"25.jpg"},{"adi":"Hacı Kureşy Türbesi (Sait Kureyş Türbesi)","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"26.jpg"},{"adi":"Seyyid Kureyş Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"27.jpg"},{"adi":"Sırvanbaba Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"28.jpg"},{"adi":"Ganibaba Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"29.jpg"},{"adi":"İmam Gazali Türbesi","aciklama":"İran’ın Tus şehrinde doğan İslam bilgin ve filozofu olan İmam Gazali ile isim benzerliği bulunmaktadır. Büyük İslam alimi İmam Gazali’nin iplikçilik, İmam Mehmedi Gazali’nin ise mutaflık (keçi kılından çul vb. dokuyan kimse) yapması farklı kişiler olduğu ihtimalini güçlendirmektedir.  Bu konudaki en eski kaynak Evliya Çelebi’nin 1671-1672 tarihili seyahatnamesidir: “Kale kapısının girişindeki İmam Mehmedi Gazali, tabiindendir (Ashab-ı Kîramı gören). Büyük imamlardan olup, şafi mezhebinin ulu sultanıdır ve nice kitapları vardır. Mutaflık yaparak nafakasını sağlamıştır. Gazazların (ipek dokuyan kimse) ve mutafların piridir. İmam Mehmedi Gazali ve biraderi Ahmedi Gazali Ayıntap kalesine defnedilmiştir.” şeklinde geçmektedir. İmam Mehmedi Gazali’nin kalede makamı bulunduğu, kasteldeki mescitte çile çıkardığı ve havuzda da yıkandığı rivayet edilmektedir.","koordinat":"3.jpg"},{"adi":"Hacı Kanber Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":null},{"adi":"Muhammed Esad Efendi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"31.jpg"},{"adi":"Karakabir","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"32.jpg"},{"adi":"Narlı Ziyaret","aciklama":"Polat Dede’nin ne zaman yaşadığı bilinmemekle birlikte Gözü Kızıl Mehmet Baba’dan önce buraya defnedildiği bilinmektedir. Gözü Kızıl Mehmet Baba’nın ise Şuaypzade Ali Akif Efendi ile çağdaş olduğu tahmin edilmektedir. Cıncıkçı Mağarası denilen yerde münzevi bir hayat sürmüş ve göstermiş olduğu kerametlere ilişkin halk arasında birçok rivayet söylenmektedir.","koordinat":"4.jpg"},{"adi":"Aydın Baba","aciklama":"Evliya Çelebi’nin 1671-1672 tarihli seyahatnamesinde adı geçen Aydın Baba, Aydın ilinden geldiği için bu isimle anılmaktadır. Hangi yıllarda yaşadığı kesin olarak bilinmemekle birlikte Hacı Bektaşi Veli’nin müridi ve tekkenin kandillerini yakmakla görevli olduğu bilinmektedir.\n Aydın Baba, Hacı Bektaşi Veli’nin ölümünden sonra Gaziantep’e gelmiş ve Hacı Bektaşi Veli tarikatının\n temsilcisi olarak türbenin bulunduğu yerde bir tekke açarak hizmet etmiştir. Ünlü Bektaşi babalarından divan şairi Hilmi Dede’nin halifeleri ve divan şairi İlhami Baba (1878 yılında Antep’e gelmiş) uzun müddet tekkede bulunmuştur. Bektaş Ağa oğlu Mehmet Ağa’da Aydın Baba tekkesinde İlhami Baba’dan ders almıştır. Aydın Baba ölümünden sonra tekkenin bulunduğu yere gömülmüştür. ","koordinat":"5.jpg"},{"adi":"Karaçomak Türbesi","aciklama":"Karaçomak’ın, ne zaman ve nerede doğduğu bilinmemektedir. İki adet türbesi olup; bunlardan birisi Karatarla Cami civarında diğeri ise aynı isimle anılan köyde bulunmaktadır. \nRivayete göre; Bakırcılar Çarşısı’nda Yuşa Peygamber Türbesi’nde medfun olan Pirsefa ile Karaçomak aynı savaşta çarpışır. Karatarla Cami civarında cephede savaşırken başı gövdesinden ayrılır. Başsız gövde cephede savaşmaya devam ederek Karaçomak Tepesi’nin zirvesine kadar çıkar ve orada şehit düşer. Savaşın bitmesiyle baş ve gövde düştükleri yerde ayrı ayrı defnedilirler.\n","koordinat":"6.jpg"},{"adi":"Burç Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"7.jpg"},{"adi":"Kasım Dede Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"8.jpg"},{"adi":"Şıh Mehmet Türbesi","aciklama":"Restorasyon çalışmaları KUDEB Şube Müdürlüğü tarafından 2017  yılında yaptırılmıştır.","koordinat":"9.jpg"}]}